Sergül İle Gerçek Japonya

http://2.bp.blogspot.com/_QdcBR3ecjrk/Sl-aOWObaBI/AAAAAAAADCc/vbcDdYaa9dY/s1600/DSC_0030.JPG

Göksenin:

Öncelikli olarak teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Sergül:

Faydam olursa ne mutlu bana.

Göksenin:

Hazırsanız başlayalım. Takipçilerimiz için kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Sergül:

Ben Sergül 24 yaşındayım Aydın`lıyım. Buraya gelmeden önce AÖF Okulöncesi öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi ve MEB sözleşmeli okulöncesi öğretmeniydim.

Göksenin:

Japonyanın neresinde yaşıyorsunuz?

Sergül:

Ben  1 senedir Shizuoka bolgesinde  Fukuroi şehrinde yaşıyorum. 2002 de dünya kupasında Brezilya-İngiltere macinin yapildigi stadyum evimin karsisinda :D

Göksenin:

Peki sizin ve ailenizin Japonya macerası nasıl başladı?

Sergül:

Aslında bu macera ablamla başladı. Ablam ilkokuldan beri Japon ve Japonya diye dolanırdı evde.  Babam turizmin içinde olduğu için sık sık çekik gözlü ve yabancılarla karşılaşırdık ama Japonlarla karşılaşmadık. Babam otele gelen çekik gözlüleri eve getirirdi ablam mutlu olsun diye. Singapurlu, Koreli çıktı en fazla.

Göksenin:

:D

Sergül:

Ablamın bu durumunu gören herkes bana fikrimi sorardı ben cevap olarak  ‘yerli malı yurdun malı’ derdim hep. Eğer illaki olacaksa İtalyan olsun derdim.

Göksenin:

Ablanız yaktı başınızı desenize :D   ? İlk olarak JP’ye hangi amaçla gittiniz?

Sergül:

Ablam hayalini üniversite yıllarında gerçekleştirdi. 2003 ya da 2004 ten beri burada yaşıyor. Eniştem de Japon. Ben ilk olarak 3 aylık ablamı ziyerete gelmiştim. O dönem ablam japonca okuluna gidiyordu. Ben sürekli yalnız kalıyordum.Yemeklerlede sorun yaşaynca 28 günde kaçtım Türkiye’ye geri.  Havaalanında dedim ki bir daha asla ne Japon ne de Japonya daha da gelmem dedim .

Göksenin:

Bizimkiler Jp’ye gitmek için takla atıyor siz geri geldiniz ülkeye demek :D ? Peki ne oldu da döndünüz JP’ye ve bir Japon ile evlendiniz?

Sergül:

Tr’ye döndükten sonra hayatımdaki bir çok olay yön değiştirmeye başladı. Hayatımı yeniden planlamak istedim. İlk olarak yer değiştirmem gerekiyordu.Türkiye içinde başka bir şehir de olabilirdi tabii ama

o sırada ablam Tr’deydi ve 3 gün sonra Jp ye uçacaktı önce ona danıştım.Ben yeniden başlamak istiyorum hayata yardımcım olur musun dedim. Kabul etti. Ertesi gün pasaportumu uzattık , biletimi aldık o bavullarını çıkardığı zaman kapıya ben de benimkileri çıkardım o anda haberi oldu ailemin herkes hakkında hayırlısı dedi ve yola çıktık o günden bu güne 2 sene 3 ay geçti. Japon ile evlenmem de benim için dünyayı 3 saniye yürüyerek geçebilmek kadar uzak bir şeydi. O kadar abes bir durumdu ve bana uzaktı yani.

Göksenin:

Bırakın Japonu insan başka yöredeki biriyle bile kültür problemi yaşıyor grup olarak çok takdir ettik sizi.

Sergül:

:D

Göksenin:

Özel hayatınızdan uzaklaşıp JP’ye dönersek bir dünya vatandaşı olarak değil de Türk vatandaşı olarak baktığınız zaman size Japonya’da en zor gelen alışmakta zorlandığınız şeyler neler oldu?

Sergül:

Beni en zorlayan ilk maddde yemek oldu. Türk yemeklerindede çok seçen biri olduğum için burada ilk 3 ay dondurmayla yaşadım. 3 ayda 10 kilo aldım. Ege genel yapısı olarak sebze bölgesidir ben hamsiden başka balık bilmezken burda her türü her yerde karşınıza çıkıyor havaalanında başlıyor bir koku şimdi o kokuyu alamıyorum alıştım sanırım.

Göksenin:

Meyve sebze ateş pahasıymış orada :D

Sergül:

Evet üstelik o kadar para verip aldığınız sebzede tat yok görüntü sadece yani beynen biliyorsun ki domates yiyorsun ama saman gibi yani.

Göksenin:

Kültüre uyum sağlamakta zorlandınız mı sonuçta dünyanın hemen hiç bir bölgesine benzemeyen bir kültür yapısı var.

Sergül:

Zorlanmadım dersem yalan olur. Bu ülkede hersey konuşuyor yada ses veriyor ama insanlar birbirleri ile konuşmuyor. Bi Türke en zor gelen bu olsa gerek çünkü konuşmayı paylaşmayı seven bir ülkeyiz asansör konuşyor , banyodaki küvet, buzdolabı, pul makinesi konuşuyor ama kimse sana hal hatır sormuyor. :/

Göksenin: :D

Sergül:

Japonlar her sohbetin sonunda tekrar görüşelim evime de gel lütfen derler ama kimse kimsenin evine gitmez

yani sadece laftır bu Türklerdeki gibi değil pinpon kapı çalıp kimse gelmez. Yalnız ben şanslıyım.

1- Ablam bu ülkede   2- Eşim normal japonlar gibi değil 3- Eşimin ailesi de tutucu japon değil.

Göksenin:

Aile bağları hala kuvvetli mi?

Sergül:

Şehirlerde değil ama köy demeyim de -çünkü bizim köylerle alakası yok- nüfusun az olduğu bölgelerde hala kuvvetli anne baba ilk çocukla yaşar böyle yerlerde. Şu an yaşadığım yer nüfusu az olan bir yer tarımcılıktan gelen bir şehir.

Göksenin:

Şimdi aklıma geldi bizim en çok dikkatimizi çeken ve üzüldüğümüz şey JP’de yaşayan Türklerin genelde 3. sınıf işlerde çalışması neden böyle ve siz ne iş yapıyorsunuz?

Sergül:

Ben Nagoyada iken bir süre Türk okulunda Türkçe öğretmenliği yaptım. Ama gerçekten az bir süre şuanda da çalışmıyorum.

Türklerin yaptıklari iş genelde işçilik ilk gelen kişi işçi olduğu için sonra gelenlerde bunu devam ettiriyor aslında Türklerin hepsi işçi değil işçi olan kesim daha fazla diye genel kanı bu. İşçi kesimin kültür seviyeside iyi diyemem.

Göksenin:

Orada yaşayan Türk erkekler sizin gözlemlediğiniz kadarı ile Japon bayanlarla evlilik yapıyor mu ? Birde siz Japon vatandaşlığına geçtiniz mi bildiğimiz kadarı ile çifte vatandaşlık kabul etmiyor Japonya yoksa sürekli kalma izniniz mi var ?

Sergül:

Evet gerçek evlilik yapan oranı az -benim fikrim – genelinde burada kalmak amacı ile yapılmış evlilikler. Türkiyedede karısı çocukları olan çok fazla ben vatandaşlık düşünmüyorum şimdilik sürekli oturumumda yok evlilik vizem var hatta dün aldım :D 1 yıllık.

Okuyucuya not: Bu vize devamlı yenilenebiliyormuş.

Göksenin:

Bizim bildiğimiz kadarı ile Japonya’da sosyal hayatta kadının Anadolu kadınından yeri pek bir farkı yok evde oturur yemek yapar yani Anadolu kadınının üniversite mezunu versiyonu ve kadınların iş hayatı dahil bir çok alanda ezildiğini duyuyoruz bu ne kadar doğru?

Sergül:

Hmmm %70 doğru ama baştada dediğim gibi eşim normal japonlar gibi olmadığından bizim evde böyle bir şey yok.

Göksenin:

Bizim takipçilerimiz genelde liseli erkek ve bayanlar tabi liseli öğrenci olduklarından akıllarıda bir karış havada JP’yi deyim yerindeyse kısa etekli taş gibi liseli Japon kızları ve yakışıklı erkeklerden ibaret görüyorlar bunlar bir gün JP’ye gitse ne olur?

(Ben bu soruyu nasıl sormuşum ya koptum vallahi amma yüzsüz adamım)

http://regex.info/i/JEF_054937_sm.jpg

( Kyoto Nishi-Uji Lisesi )

Sergül:

Aslında baştan sona hayal kırıklığı olacağı kesin çünkü çok fazla boş geliyorlar bana geneli kızları ele alırsak dış görünüşten başlıyalım kaşlar kalemle çizilmiş kırpikler takma dişler genelde vasat boy kısa vücut tahta gibi ve beyinlerde genelde boş tırnaklar takma bunlar yüzünü yıkayınca tanıyamazsın bu 30 yaşa kadar böyle o yüzden evlilikler 30 dan sonra burada benim yaşıtım japon kız arkadaşım yok benimle konuşmuyorlar kıskançlık yapıyorlar komşumun kızı 23 yaşında ah dedim kanki buldum ama benimle konuşmuyor benim olmadığım ortamlarda benden en yakın arkadaşı olarak bahsediyor.

Göksenin:

İşte Türk sıcaklığı her yerde yok demek ki :D

Sergül:

Evet erkekler de ezik geliyor bana yani hepsi çakma Beckham :D hollywood ne giyse ertesi gün hepsi aynı giyinir.

(Heyt be ağzından bal damlıyor ablacığım vallahi ne güzel demişsin)

Göksenin:

Birde bizim bildiğimiz kadarı ile Japonlar biraz yalnız insanlar uzun iş saatleri anime manga tv vb. şeyler olmasa bir çok kişi intiharın eşiğine gelir haklımıyız?

Sergül:

Haklısınız yalnızlar yani benim eşimin en yakın arkadaşı liseden beri arkadaşlar senede 2 kere görüşüyorlar. Bu nasıl bi dost kavramı ben hala anlamıyorum bana göre amaçları yok genel olarak refah bir ülke öbür dünya kavramları da yok kendini başkasına adama özellikleride yok eşimin annesi eşim için ölüm sigortası ödüyormuş oğlu ölürse ona para kalacak nasıl bir mantık.

Göksenin:

Müslüman bir ülke insanı olarak JP ların müslümanlara bakış açısı nasıl? Ve sizin ahlakı değerlerinize ters gelen bu böyle de olmazki dediğiniz bir durumla karşılaştınız mı?

Sergül:

Ben bir Müslüman olarak çok ters bir olaya şahit olmadım.  Ülkemiz ve müslümanlık hakkında bilgisiz olanlar çok fazla. Bizi arap ülkeleri gibi çok fanatik sananlarda çok fazla.

Göksenin:

Pekala bir de sormazsam ölürüm metroda kayboldunuz mu hiç :D ?

Sergül:

Tokyoda bu cok normal ama ben az hatlı  sehirlerde yaşadım zorlanmadim :D

Göksenin:

JP’ye turistlik amaçlı gelecekler için tavsiye edebileceğiniz yerler var mı?

http://regex.info/i/JF7_026401_sm.jpg

(Kyoto, Fotoğraf: Jeffrey Friedl)

Sergül:

Tabii ki Kyoto öncelikle Nara bu şehirler kale tapınak ve manzara açısından en güzel yerler. Ama amaç teknoloji ise Tokyo tabii ki.

Göksenin:

Festivallere felan gidiyor musunuz ne bileyim kiraz çiçeği festivallerine felan nasıl oluyorlar?

Sergül:

Esimin izin gününe denk gelirse gidebiliyoruz hasat festivali ve rüminariye gitmişliğim var festivallerin ortak amacı içmek çoğu sarhoş olduğundan samimi bir ortam oluyor eğlenceli bir yabancı olarak değişik bir deneyim.

Göksenin:

Peki son olarak eklemek istediğiniz ve JP’ye gelmeyi düşünen genç kitleye söyleyeceğiniz bir şey var mı?

Sergül:

Gelen kişiler beklentilerini ne kadar az tutarlarsa insan ilişkileri olarak o kadar az üzülürler ve buradan dönerkende burada gördükleri sistemi -insana saygıyı -kurallara bağlılığı havaalanında unutsunlar yoksa Türkiye’de her durumda zorlanırlar.

Göksenin:

Bu röportajı bize lütfettiğiniz için ne kadar teşekkür etsek azdır  :D

Sergül:

Umarım bi işe yarar :D ben  teşekkür ederim.

Röportaj: rockchu

Not: Aslında Japon damatla da (Yoshiki) bir röportaj yaptım web cam üzerinden o nur yüzünü görmekte mümkün oldu ancak baktım çok özel sorular sormuşum dedim bunu kendime saklayayım hatta bir ara Böyle güzel bir Türk kızıyla evlendiğin için sabah akşam tapınağa gitmen lazım yada camiye :D gibi acayip bir cümle bile kurmuşum nasıl adamım ben ya :D

Sergül Kato Blog Sayfası:  http://yolunneresindeyim.blogspot.com/